Türk mühendisleri, ses dalgasıyla çalışan, başta kan zehirlenmesi (sepsis) ve kanser olmak üzere pek çok hastalığa hızlı teşhis konmasını sağlayacak mikroçip geliştirdi. Çalışmayı yürüten ekibin üyelerinden Elektrik Elektronik Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Alper Şişman, “Kan alma yöntemi, bol miktarda cihaz gerektiriyor, ayrıca sonuç almak için en az 2 saat beklemeniz lazım, bu süreyi 5 dakikaya indireceğiz” dedi.

Marmara Üniversitesi ile İstanbul Gelişim Üniversitesi’ndeki mühendisler, 2 yıldır üzerinde çalıştıkları RNA izolasyonunda kullanılacak akustik tabanlı mikroçip projesinin deney aşamasına geçti. Mikroçip sayesinde başta kan zehirlenmesi (sepsis) ve kanser olmak üzere pek çok hastalığa hızlı teşhis konabilecek.

MİKROÇİP SES DALGALARIYLA ÇALIŞIYOR

Projenin detaylarını ve hedeflerini anlatan Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Elektrik Elektronik Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Alper Şişman, ses dalgalarını kullanarak çalışan mikroçip ürettiklerini söyledi.

Dr. Öğr. Üyesi Şişman, “Mikroçip, üzerine konulan kan damlasını mikro titreşimler üreterek önce seçiyor, sonra parçalıyor. Parçalanan hücreleri ayrıştırıp değerlendiriyor ve RNA molekülünü ortaya çıkarıyor. Akyuvar olarak bilinen lökositler öncelikli hedefimiz, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan bu kan grubunu mikroçiple ayrıştırdıktan sonra hücre zarını patlatıp zarar vermeden içindeki genetik bilgiyi değerlendirecek işlemi yapıyoruz” diye konuştu.

2 SAATLİK İŞLEM 5 DAKİKAYA İNECEK

Kanser ve sepsis gibi hastalıkların teşhisini hızlandırıp erken müdahale şansı tanıdığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Şişman, “Mikroçip sayesinde aldığımız kan veya herhangi bir vücut sıvısı örneğinden çok kısa sürede sonuç alıyoruz. Hali hazırda hastaneler, klinikler ve laboratuvarlarda kullanılan kan alma yöntemi, bol miktarda cihaz gerektiriyor, ayrıca sonuç almak için en az 1- 2 saat beklemeniz lazım, bu süreyi 5 dakikaya indireceğiz. Teşhis koyması sorunlu ölümcül hastalıklarda da bu çip kullanılabilir. Örneğin kanser veya halk arasında kan zehirlenmesi olarak bilinen sepsis hastalığını çok kısa sürede ortaya çıkarabilir. Mikroçiple hastaya erkenden müdahale edilmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

BİR DAMLA KANLA AYNI SONUÇ ELDE EDİLECEK

Dr. Öğr. Üyesi Şişman, “Günümüzde cihazların çalışabilmesi için kişilerden 10-20 mililitre kan almak gerekiyor. Kan örneği alma işlemi özellikle çocuklar için sıkıntılı bir süreç. Ürettiğimiz cihazla parmaktan 20 mikrolitre yani bir damla kan örneği alarak aynı sonucu elde edebileceğiz. Laboratuvar testlerini tamamladık, sonuçlar çok olumlu. Ayrıştırıcı ve hücre parçalayıcı sistemimiz güzel çalışıyor” dedi.

“KİMYASALA GEREK KALMAYACAK”

1,5 yıl içerisinde çalışır vaziyette bir prototip ortaya koymayı hedeflediklerini söyleyen Şişman, “Seri üretime geçtikten sonra önceliğimiz klinikler, hastaneler, laboratuvarlarda mikroçiplerin kullanılmasını sağlamak. Şu anda hücre parçalamak için yurt dışından getirilen birçok kimyasala bu cihaz sayesinde gerek kalmayacak, ülke ekonomimize de büyük katkı sağlayacak. Kimyasallar, hücreyi parçaladıktan sonra ortaya çıkan değerli materyale zarar verip, verimimizi düşürebiliyor. Mikroçiple, ses dalgaları kullandığımız için hedef molekülüne zarar vermeden daha hızlı, verimli ve etkili sonuç alacağız” diye konuştu.

DÜNYA GENELİNDE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Dünya genelinde bu alanda çalışmaların devam ettiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alper Şişman, “Bazı uygulamalarda bizimkine benzer mikroçipler de kullanılıyor ama bizim kullanacağız alanda dünya genelinde kullanılan mikroçip yok. O yüzden fikri mülkiyeti hakları için girişimlerde bulunuyoruz” dedi.

DENEY YAPILDI

Çalışmayı yürüten ekibin başında bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Biyoteknolojist Abbas Ali Husseini ise, “RNA izolasyonunda kullanılacak akustik tabanlı mikroçip üretmeyi planlıyoruz. Kimya, elektrik, elektronik, biyoloji gibi farklı alanlardan uzman kişilerle çalışıyoruz. Maya ve hayvandan aldığımız kan hücresiyle deney çalışmalarımızı yapıyoruz. Bugün yapacağımız deneyle mikroçipin ses dalgalarıyla hücreleri parçalanmasındaki etkinliğine bakacağız” diye konuştu.

MADDİ DESTEĞE İHTİYAÇLARI VAR

Genetik veya klinik laboratuvarlarında RNA ile yapılacak bütün analizleri mikroçiple, daha hızlı, az örnek hacmiyle ve az maliyetle yapılacağını vurgulayan Husseini, “Cihaz sayesinde sahada, hasta başında laboratuvara gerek kalmadan analizler yapılabilecek. Şu anda aldığımız sonuçlar bizi mutlu etti, iyi gidiyoruz. Projemizle TÜBİTAK’a başvuracağız, maddi desteğe ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Mikroçipin üretim aşaması tamamlandı, deney çalışmaları devam ediyor. 1,5 yıl sonra seri üretime geçilip, piyasaya sürülmesi hedefleniyor.

Share:

administrator

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir