Covid-19 salgını nedeniyle uzaktan eğitime geçilmesinin ardından öğretmenlere önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Derya Kavgaoğlu, yöntemi ne olursa olsun nitelikli eğitimin kamusal bir hak olduğunu belirterek, “Herkes eğitim hakkına sahiptir. Nitelikli bir eğitimin ön koşulu ise öğretmendir” dedi.

Uzaktan eğitim için kuvvetli bir öğretim tasarımının ilk şartının öğrenme kazanımı belirlemek olduğunu ifade eden İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Derya Kavgaoğlu, “Uzaktan eğitim yaygın bir yanılgının aksine sadece ezbere bilgi verileceği anlamına gelmez. Bu anlamda uzaktan eğitim tasarlanırken sadece bilginin işlenmesi süreçlerine odaklanan bilişsel öğretim tasarımları tercih edilmemelidir. Psikomotor ve duyuşsal kazanımlar da hedef kazanımlar arasında tutulmalıdır. Verilecek projelerle ve performans görevleriyle entelektüel kapasitenin yanında motor beceri ve değer setleri de desteklenmelidir” ifadelerine yer verdi.

“DOĞRU TASARLANMADIĞINDA ÖĞRENME PERFORMANSINI DÜŞÜRÜR”

Ders kapsamını bölünmez bilgi bütünü olarak ele almanın konu odaklı geleneksel bir öğretim tarzı olduğunu söyleyen Kavgaoğlu, “Özellikle uzaktan eğitim doğru tasarlanmadığında bilişsel yükü artırarak öğrenme performansını düşürür. Müfredatı tema bazlı araştırma soruları şeklinde tasarlamak, öğrencilere dönem boyunca cevaplamak veya çözmekle yükümlü oldukları ilgi çekici araştırma problemleri atamak uzaktan eğitime daha ilk basamaktan aktif öğrenmeyi entegre etmeyi sağlayacaktır” dedi.

“DERSE GÖNÜLLÜ KATILIM ORANLARINI ARTIRACAKTIR”

Uzaktan eğitimin işbirlikli amaç yapısıyla rekabetçi veya bireysel öğrenme yapılarına oranla daha uyumlu çalıştığını belirten Kavgaoğlu, “Zira rekabetçi veya bireysel öğrenme yapılarının kullanılması uzaktan eğitimin önemli bir dezavantajı olarak düşünülen sosyal öğrenmeleri de daha çok baltalar. Kooperatif uzmanlık grupları oluşturup inisiyatif almak öğrencilere merkezde olma ve birlikte öğrenme deneyimini verecek, onları mutlu edecek, derse gönüllü katılım oranlarını artıracaktır” şeklinde konuştu.

“ÖĞRETİM STİLİNİZİ ESNETİN”

Öğretmenlere öğretim stilinizi esnetin tavsiyesinde bulunan Kavgaoğlu, “Uzaktan eğitim süreci, yüz yüze eğitimde sürekli yeniden üretilen ve geleneksel rolü pekiştiren iletişim pratiklerini terk ederek, öğrenen merkezli eğitime geçmek için çok önemli bir fırsattır. Bunun en pratik yolu ise dersin işleyiş ve değerlendirme süreçlerinde tercih edilen öğretme ve öğrenme strateji, yöntem ve tekniklerinde farklılaşmaya gitmektir. Öğretim kademesine göre gerek MEB tarafından hazırlanan müfredat programları gerekse YÖK Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığından ulaşılabilecek Ulusal Çekirdek Programları bu anlamda destek olacak metot alternatifleri sunmaktadırlar” dedi.

Kavgaoğlu konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“X ve Y Kuşağı öğretmenlerin yönettikleri sınıflarda, öğrenci gruplarının 2000 ve sonrası doğumlu Z kuşağı ve onu takip eden Alfa kuşağı olduğunu düşündüğümüzde, bu öğrencilerin dijital ortam yönetimi ve dijital araç kullanımı konusunda öğretmenlerinin üstünde yetkinliklere sahip olabileceklerini söylemek mümkündür. Bu anlamda uzaktan eğitimi yönetmek üzere öğretmenler zamanlarının ve eforlarının tamamını yeni dijital teknoloji araçlarını mükemmel bir şekilde öğrenip öğretmek için harcamamalıdır. Bunun yerine sorumluluğu öğrencilere dağıtmak, onlara gerektiğinde öğretmenlerine ve sınıfa öğretmeleri için izin verip alan açmak daha etkili ve anlamlı sonuçlara ulaşılmasını sağlar. Bu strateji bir yandan öğrencinin özsaygı ve özyeterliliğini pekiştirecek, sosyal anlamda da demokratik bir sınıf iklimi deneyimlemesini sağlayacak, diğer yandan sınıf içi hiyerarşiyi nötralize ederek öğrenci ve öğretmenin birlikte öğrenme deneyiminden keyif almasını sağlayacaktır.”

Share:

administrator

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir