Helikopterlerin dikey hareket etme, havada asılı kalma, zorlu alanlara inip kalkma gibi özelliklerinden dolayı arama kurtarma, tıbbi müdahale gibi kritik noktalarda etkin rol oynadıklarını söyleyen Uçak Mühendisi Prof. Dr. Osman Ergüven Vatandaş, helikopterlerin, yüksek gerilim hatları, ağaçlar, binalar ve direkler gibi engellere çarparak kaza-kırıma uğraması riskinin daha fazla olduğunu dile getirdi.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Ergüven Vatandaş, helikopterlerin teknik özellikleri ve kaza nedenleri üzerine açıklama yaptı.

Helikopterlerin düşük irtifadan kaynaklı meteorolojik değişimlere ve hava olaylarına karşı daha hassas bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Vatandaş, “Helikopterler, yeryüzünde bulunan yüksek gerilim hatları, ağaçlar, binalar, direkler gibi çeşitli engellere çarparak kaza-kırıma uğraması yönünden daha fazla risk taşır” diye konuştu.

HELİKOPTER KAZALARININ NEDENLERİ

Helikopterlerde kaza-kırım sebeplerinin nedenlerini anlatan Prof. Dr. Vatandaş, “Operasyonel hatalar yani kullanıma ya da bakım usullerine yönelik hatalar, mekaniksel ya da elektriksel arızalar ve çeşitli dış etkenler olarak sıralanabilir. Motor arızası ve kuyruk rotoru ile ilgili yaşanan sorunlar, olumsuz hava şartları dolayısıyla görüş mesafesinin düşük olması, çok alçak irtifada uçulması ve çeşitli pilotaj hataları gibi sebeplerin helikopter kazalarında önemli rol oynamakta olduğu görülmektedir” dedi.

AUTOROTATION PİLOTAJ YÖNTEMİ

Motor arızası durumunda uygulanabilen ‘autorotation’ denilen bir pilotaj yönteminden bahseden Prof. Dr. Vatandaş, “Helikopter pilotları bunun eğitimini mutlaka alırlar ve sürekli olarak yaparlar. Bu yöntem bir nevi uçakların süzülmesine benzer. Pilotlar helikopterde ana rotorun dönü enerjisini ve nispi rüzgârı süzülmek için kullanarak, emniyetli bir iniş yapmaya çalışır. Ancak irtifanın çok düşük veya çok yüksek olması, yer mânialarının uygun olmaması gibi durumlar, herhangi bir motor arızasında helikopteri süzülüş (autorotation) ve emniyetli iniş imkânından yoksun bırakabilmektedir. Bunlara ek olarak helikopterlerin uçaklara göre daha fazla kontrollere sahip olması temel pilotaj eğitimi sırasında oluşan kaza oranlarını uçaklara nispeten daha da artırmaktadır” ifadelerini kullandı.

ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Türkiye’de özellikle askeri helikopter pilotlarının eğitim ve harbe hazırlık seviyelerinin çok iyi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Osman Ergüven Vatandaş, “Örnek olarak yakın zamanda bir askeri helikopter Diyarbakır’da Dicle Nehri üzerine iniş yapmış ve havada asılı şekilde durarak, mahsur kalan vatandaşları muhteşem bir operasyonla kurtarmıştır. Bu operasyonu gerçekleştiren ekip Sikorsky firması tarafından cesaret ve yetenek ödülüne layık görülmüştür. Helikopterlerin döner bir sisteme sahip olması nedeniyle hareketli parçaların çok fazla sayıda olması oluşabilecek mekanik ve hidrolik sistem arıza ihtimallerini de arttırabilmektedir. Bunlarla beraber sık görülen helikopter kazası sebeplerinden birisi de yüksek gerilim hatları gibi çeşitli mânialara helikopterin takılması veya çarpmasıdır. Buna karşılık önlem olarak helikopterlere tel kesme aparatları takılır. Genellikle bu aparatlar biri altta biri üstte olmak üzere daralan bir kesici alet şeklindedir. Tele çarptığında tel bunun içine girerek kesilir ve kopar. Bu konuda ayrıca yüksek gerilim hatlarının görünürlüğünü arttıracak çeşitli plastik aparatların takılması ve gece yanıp sönen ışıklar gibi önlemlerin de alınması önemlidir” dedi.

Share:

administrator

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.