‘Evde Bedensel Engelli Kadınların ve Kadın Engelli Bakıcılarının Desteklenmesi Projesi’ Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından 197.762,00 euro değerinde destek almaya hak kazandı. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Araştırma Destek Koordinatörü Melike Çetin tarafından hazırlanan proje, hem fiziksel engele sahip kadınların hem de evdeki engelli bireylerine bakan aile üyesi kadın bakıcıların yaşadıkları psikolojik ve sosyolojik bariyerleri ortadan kaldırmaya yardımcı olacak bir ortam yaratarak onların iyilik hallerini artırmak ve onlara ekonomik özgürlüklerini sağlayacak çeşitli fırsatlar sunmayı amaçlıyor.

COVID-19 pandemisinin insanlık üzerinde etkileri olan ekonomik, sosyolojik ve psikolojik sonuçlar doğurduğuna vurgu yapan İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Nail Öztaş, “Pandemi öncesinde çoklu dezavantaja sahip bazı gruplar pandemi ile birlikte baş edilmesi daha güç olan çok fazla problemle karşı karşıya kaldı” dedi.

“HER İKİ GRUP DA ÇİFTE DEZAVANTAJ YAŞIYOR”

Diğer en çok etkilenen grubun ise engelli bireylerine bakmak zorunda olan aile üyeleri olduğunu belirten Öztaş, “Bir engellinin yaşadığı ailede bakımı büyük oranda evdeki kadın bireyler üstleniyor ve bu durum kadınların sosyal hayata ve istihdama katılımlarını engelliyor. Bu da kadınların sosyo-ekonomik olarak daha çok bağımlı olmalarına neden oluyor. Bu grupta yer alan kadınlar herhangi bir fiziksel engele sahip olmasalar da, sosyal ve ekonomik olarak engelli ve fiziksel engeli olan kadınlardan toplumdaki bazı fırsatlara erişme konusunda farkları bulunmuyor. Her iki grup da çifte dezavantaj yaşıyor. Ayrıca bu grupta yer alan kadınların aşırı stres, depresyon, kaygı bozukluğu ve kronik mutsuzluk gibi bazı akıl sağlığı sorunları yaşadığını da söylemek zorundayız” ifadelerini kullandı.

“BİREYSEL REFAHIN GELİŞMESİNE KATKI SAĞLAYACAK”

Kadınların özellikle inovasyon ekonomisi için çok önemli bir potansiyele sahip olduğunu hatırlatan İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Nail Öztaş, “Bu potansiyeli reel değerlere çevirmek hem bireysel refahın gelişmesine hem de ülkelerin refahının gelişmesine katkı sağlayacak ve toplumların kapsayıcılığını artıracaktır” diye konuştu.

Öztaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Projeyle, hem fiziksel engele sahip kadınların hem de evdeki engelli bireylerine bakan aile üyesi kadın bakıcıların iyilik hallerini daha iyi seviyeye çıkarmak, yetişkin eğitimlerinde sunulan yeni metotlar ve yenilikçi araçlar ile eğitime erişebilirlik engellerini ortadan kaldırmak ve hedef kitlenin niteliklerini geliştirmek ve dolayısıyla istihdama katılım düzeylerini artırmak istiyoruz. Hedef kitlenin tasarım odaklı düşünme becerilerini ve yaratıcılık yeteneklerini geliştirerek, inovatif üretimi ve pazarlamayı teşvik edeceğiz. Hedef kitlenin dijital girişimcilik üzerine bilgi ve becerilerini geliştireceğiz. Dünya kaynaklarının etkin kullanımına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayıp, toplumların akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomilerine katkıda bulunacağız.”

Projenin ulus ötesi bir çabayla ortaya koyulmasının nedeni hakkında konuşan Öztaş, “Hala tüm dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde bile bu problemle mücadelenin devam ediyor. Dolayısıyla durum, çifte ayrımcılığa maruz kalan engelli kadınlar ve aile üyesi kadın bakıcılar arasında, sağlık-iş dengesi, eğitim ve kaynaklar için sınırlı erişilebilirlik, diğer sosyal bariyerler ve önyargılar, kültürel kodlar nedeniyle daha savunmasız bir durumda bırakıldıkları için daha da şiddetli bir hal alıyor” dedi.

Share:

administrator

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir